Çatı Tipi Güneş Enerjisi Santralleri Risk ve Hasar Uygulamaları

Hasar servisi ve underwriterlar için risk ve hasar değerlendirmeleri

Ülkemizde, 2011 yılı sonu itibariyle 63.164,07 MW olan elektrik santralleri kurulu gücü, Mayıs 2019 sonu itibariyle 89.736,70 MW düzeyine ulaşmıştır. Bu kurulu gücün yaklaşık 83 GW’ ını lisanslı santraller oluştururken, lisanssız GES santrallerin kurulu gücünün toplamı 5 GW’ ı geçmiştir. Özellikle son 5 yılda hızla kurulan Lisanssız GES’ lerin devre girmesi ile birlikte Güneş Enerjisi’ nin toplam kurulu güç içerisindeki payı % 6 olarak gerçekleşmiştir. Kurulu Güneş Enerjisi Santralleri’ nin yaklaşık %20’ ini ise Çatı Tipi Güneş Enerjisi Santrallari oluşturmaktadır. Son dönemde Çatı Tipi GES kurulumu büyük bir ivme kazanmış durumdadır.

2. Güneş enerjisi santrali çalışma prensibi

Standart bir güneş enerjisi santrallerinde; ortalama olarak her bir panel dizisinde 20 adet seri bağlı fotovoltaik panel ile üretilen 700 – 800 VDC (açık devre) gerilim değeri, inverterlere aktarılarak inverter çıkışında 380 – 460 VAC (Nikola Tesla – 1888) olarak trafo köşküne aktarılır. Trafo köşkünde bu gerilim değeri, alçak gerilim koruma / ölçü elemanları üzerinden hermetik tipli transformatör (trafo) ile ilişkilendirilir. Trafo çıkışında 36 kV’ luk (36.000 V) orta gerilim (OG) değeri ise ayırıcı / ölçü / kesici OG hücrelerinden sonra enterkonnekte sisteme enerji akışı sağlanmaktadır. Detaylı teknik bilgi, kavramlar dizini kısmında paylaşılmıştır.

 

Çatı tipi güneş enerjisi santralleri de bu şekilde çalışmakta olup ek olarak tercih edilir ise akümülatörler üzerine enerji depolanabilmektedir. İmalat basamakları sıralanacak olursa;

1) Taşıyıcı konstrüksiyonun çatı üzerine imal edilmesi ve mevcut konstrüksiyon ile ilişkilendirilmesi

2) Fotovoltaik panellerin konstrüksiyona montajı

3) Çatıdan zemine doğru DC kablolama ve toplama panosu imalatı

4) Zeminde uygun bir lokasyona inverterlerin monte edilmesi

4a) Opsiyonel olarak atmosferik şartlardan izole bir ortamda akü gruplarının imal edilmesi

5) Enterkonnekte (on grid / şebeke bağlantılı) tipli sistemler için çift yönlü sayaç ve trafo montajı

5a) Kapalı devre sistemler (off grid) için dağıtım panosu imalatı şeklindedir.

*** Konut tipi güneş enerjisi santrallerinde; panel alanı düşük olduğu için akümülatörler üzerinde enerji depolanması önerilmektedir. Montaj alanının kısıtlı olması (monte edilebilir panel miktarı) ve yatırım maliyetleri dikkate alınarak ihtiyaç duyulan enerjinin doğrudan paneller üzerinden karşılanması verimsizdir. Bu nedenle akülmülatörler üzerinde enerji depolanmalı ve ışımanın düşük olduğu veya hiç olmadığı (akşam / gece) periyotlarda enerji sağlanabilmelidir.
 

 
Fabrika çatısına kurulabilecek bir santral ise, işletmenin gündüz vardiyasında ihtiyaç duyacağı tüm enerjiyi sağlayabilecektir. Örnek verilecek olur ise; standart bir CNC makinesi ortalama 15 KW güce ihtiyaç duymaktadır. Çatıya konumlandırılan 1000 KW gücündeki santral, yaklaşık 60 adet CNC makinesini çalıştırabilecek güçtedir. Hem konut tipi hem de endüstriyel çatı tipi güneş enerjisi santrallerinde, standart yer tipi santrallerde olduğu gibi ihtiyaç fazlası enerjiden finansal gelir elde edilmesi mümkündür. Dünyada olduğu gibi son yıllarda ülkemizde de bireysel enerji üretimi yaygınlaşmaktadır. Buradaki en önemli husus ise santralin konumlandırılacağı yapının taşıma kapasitesidir. Bu bülten ile mevcut işletme ve fabrikaların çatı kısımlarına imal edilebilecek güneş enerjisi santrallerinin risk ve hasar tespit çalışmaları paylaşılmıştır.
 

Esay-Assemble-Prefab-Steel-Structure-Building-for-Manufacturing-Plant

 

 
Tarafımızca incelenen örnek bir hasar dosyasında fabrika binasının çatısına kurulan fotovoltaik paneller gösterilmiştir. İnverterler ve trafo köşkü, bina cephesine bitişik olarak konumlandırılmıştır. Bu kısımlarda yüksek gerilim elemanları olduğu için kilitli ve etrafı çevrili imalat yapılmalıdır. Ayrıca servis ve acil durumlarda müdahale kolaylığı için çatı kısmına merdiven vs. bir güvenli ulaşım yolu sağlanmalıdır.

3. Çatı tipi güneş enerjisi santrallerinin imalat tekniği

Standart güneş enerjisi santralleri açık arazide konumlandırılmaktadır. İmalat tekniği gereği santraldeki tüm fotovoltaik panel inverter, saha dağıtım kutuları, ana dağıtım panosu, trafo, orta gerilim hücreleri vb. elemanların tüm mekanik yükleri zemin tarafından absorbe edilmektedir. Çatı tipi güneş enerji santrallerinde tüm bu yükler, mevcut çatının taşıyıcı elemanlarına etki etmektedir.

Bilindiği üzere konut veya işyerlerinin çatı kısımları, ilgili bölgenin rüzgar / kar vb. atmosferik etkilerine karşı dizayn edilmektedir. Bu etkiler dışında başkaca bir yük dikkate alınmamaktadır. Bu nedenle çatıya etki edebilecek herhangi bir ekstra yük, risk teşkil etmektedir. Standart bir fotovoltaik panel (270 W) 18 kg ağırlığında olup bir adet panelin monte edileceği çatı tipi konstrüksiyon ağırlığı ise ortalama 15 kg seviyelerindedir. Basit bir hesap ile 1000 KW gücündeki çatı tipi santral, çatıya fazladan 120 tonluk yük uygulamaktadır. Santralin kapasitesine bakılmaksızın projelendirme aşamasında paneller ile birlikte çatının maruz kalacağı rüzgar / kar vb. yükler de hesaplanmalı ve gerekli güçlendirme çalışmaları yapılmalıdır. Çatı Tipi bir GES’ i sigortalarken mutlaka bina projelerinin revize edilip edilmediği, güçlendirme yapılıp yapılmadığı sorgulanmalıdır. Mühendislik disiplininden geçmeyen hiçbir proje kalıcı olamaz.

Çatı tipi santrallerde inverterler, zemin seviyesine monte edilmekte ve çatı kısmından kablo tavaları ile aktarılan kablolar ile ilişkilendirilmektedir. Bu kapsamda konutlarda genellikle giriş kattaki kapalı bir ortama, fabrikalarda ise yapı ile bitişik nizam olacak şekilde duvarına monte edilmektedir. Santral elektrik tesisatları ile yapının mevcut tesisatları arasında hiçbir ilişki olmamalıdır. Aksi durumlar elektriksel yangın riski doğurmaktadır.

Ülkemizde arazi tipi lisansız santraller ile çatı tipi santraller arasında yönetmelik bazında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Sadece 2018 yılı itibariyle 10 KW altı çatı tipi güneş enerjisi santrallerinde üretilen fazla enerjinin şebekeye aktarılması ve finansal gelir elde edilebilmesi amacıyla ilgili yönetmeliklerde güncelleme yapılmıştır.

PV sistemin tasarımı ve kurulumunda kullanılan tüm teçhizat aşağıdaki Türk Standartları (TS) Uluslararası Elektroteknik Komisyonu (IEC, EN, HD, ISO) Standartlarına uygun olarak tesis edilmektedir.

TSE StandartlarıUluslar Arası StandartlarAçıklama
TS HD 60364 IEC 60364 (Tüm Bölümleri) Alçak gerilim elektrik tesisatı
IEC 60364-6 Alçak gerilim elektrik tesisatı – Bölüm 6:Doğrulama
IEC 60364‐7‐712 Binalarda elektrik tesisatı – Bölüm 7‐712: Özel tesisat ve yerleşim gereksinimleri – Fotovoltaik (PV) güç kaynağı sistemleri
TS IEC 60755 IEC 60755 Artık akımla çalışan koruyucu düzenekler, genel kurallar.
TS EN 61557 IEC 61557 (Tüm

Bölümleri)

Alçak gerilim dağıtım sistemlerinde elektriksel güvenlik-1000 V AC ve 1500 V DC’ ye kadar- Koruyucu düzenlerin denenmesi, ölçülmesi veya izlenmesi ile ilgili donanımlar.
TS EN 61730 IEC 61730 (Tüm

Bölümler)

Fotovoltaik (PV) modül güvenlik niteliği
TS EN 50438 IEC 50438 Mikro jeneratörlerin alçak gerilim dağıtım şebekeleri ile paralel bağlanması için kurallar.
TSE K 191 Faz akımı 16 A’den büyük olan jeneratörler için bağlantı kuralları – Dağıtım sistemine AG seviyesinden bağlanan
TSE K 192 Faz akımı 16 A’den büyük olan jeneratörler için bağlantı kuralları – Dağıtım sistemine OG seviyesinden bağlanan
TSE EN 62446 IEC 62446 Şebeke bağlantılı fotovoltaik sistemler – Sistem dokümantasyonu, devreye alma deneyleri ve muayene için asgari kurallar.
TSE EN 5021 IEC 50521 Fotovoltaik sistemler için bağlayıcılar – Güvenlik kuralları ve deneyler.
TSE EN 62305 IEC 62305 Yıldırımdan Korunma

 
4. Risk ve hasar değerlendirmesi

Standart konut çatıları ahşap kolon ve kirişler üzerine, fabrika çatıları ise çelik konstrüksiyon üzerine imal edilmektedir. Çatı tipi güneş enerjisi santrallerinde en önemli tasarım kriteri, yükün eşit bir şekilde taşıyıcı elemanlar üzerine aktarılmasıdır. Çatı kaplamalarına doğrudan etkiyen yüklerin stabil olmayacağı aşikardır. Bu nedenle panellerin taşıyıcı konstrüksiyonu mutlaka çatının mevcut konstrüksiyonu ile soketlenmelidir.

Statik açıdan projelendirmede dikkate alınacak hususlar;

Çatı tipi GES imalinde öncelikli olarak uygulama yapılacak çatıda oluşacak ekstra zati yükün dikkate alınması gerekmektedir. Mevcut yapı üzerine yapılacak çatı tipi GES uygulamasının kendi ağırlığı (zati yük) dışında yapı formunun değişmesine bağlı olarak ilave kar yükü ve rüzgâr yükü de oluşabilecektir.

Ülkemizde yapılar için kar yükü hesaplamaları yoğunlukla TS-498 standardına göre yapılmaktadır. TS-498 kar yükü ve rüzgâr yükü hesaplamalarında bölgenin atmosferik koşullarına göre hesaplama kriterleri kapsamakla birlikte uygulama alanının meteorolojik verilerinin de kullanılmasını önermektedir.

Güneş enerji santralleri için önemli bir husus ise konstrüksiyon tasarımı ve panellerin açı değeridir. Projelendirilecek çatı tipi GES çatı eğimi ile paralel ise (yani doğrudan çatı örtüsüne konstrüksiyon ile sabitlenecek ise) TS-498’in doğru uygulanması yeterli olacaktır. Ancak çatı eğimi ile panel eğimi arasında farklılık olacak ise yalnızca TS-498’in uygulanması kar yükü ve rüzgar yükü açısından yeterli olmayacaktır.
 

 
Çatı eğiminden farklı eğim değerine sahip örnek güneş enerji santrali

Örnek görselde gösterildiği gibi bir uygulamada güneş enerji panelleri çatı üzerinde kar toplayıcı / tutucu gibi çalışacak ve yapıya bölge hesaplarının üstünde kar yükünün etkimesine olanak sağlayacaktır. TS-498 tasarımında tek eğimli çatıların kar yükü hesabı dikkate alındığından rüzgar biriktirme etkisi hesaplamalara dahil edilmemektedir. Özel yapı sınıfına giren farklı eğim değerine sahip Güneş Enerji Santralleri için Euro Code – 1 Standardının uygulanması yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçebilecektir.

Yine çatı eğiminden farklı eğim değeri ile tasarım yapılan güneş enerji santrallerinde ilave rüzgar yükü oluşacağından çatı tasarımında ilave olarak rüzgar yükü hesaplarının da yapılması gerekmektedir.

Tasarım aşamasında planlanan Güneş Enerji Santrali kriterlerine göre doğru standardın seçilmesi ve bu standardın uygulanması önem arz etmektedir. Uygulama aşamasında ise sık karşılaşılan konstrüksiyon uygulama hatalarına dikkat edilmesi, projelerin doğru şekilde saha aktarılması gerekmektedir.

Geçmiş hasar tecrübelerimiz dikkate alındığında sık karşılaşılan konstrüksiyon uygulama hataları düzenli denetim ve takip ile aşılabilir basit bir sorun olsa da dikkate alınmadığında tasarım yükünün çok altında kar / rüzgar yükü etkisiyle santrallerde hasarın oluşmasına sebep olmaktadır. Özellikle konstrüksiyon bağlantılarının denk gelmemesi durumunda konstrüksiyon üzerinde sonradan açılan delikler konstrüksiyon kesitini daraltmakta ve bulon bağlantısını zayıflatmaktadır.
 

\\192.168.0.200\ekolhasar\2018 BRANŞLAR\MAPFRE\ECS\MAP180291 -  BAŞYAZAR SÜT ÜRÜNLER - 6210002903\FOTOĞRAFLAR\1-EKSPERTİZ 30.04.2018 - SAA\IMG_3994.JPG

 
İncelediğimiz örnek bir hasar dosyasında, fotoğrafta görüleceği üzere fotovoltaik panellerin taşıyıcı aksamı, doğrudan çatı kaplaması ile ilişkilendirilmiştir. Bilindiği üzere çatı kaplamaları ortalama 2-3 mm kalınlığında saclardan imal edilmektedir. Bu şekilde yapılan bir imalat, kar / rüzgar yüküne karşı büyük risk teşkil etmekte ve çatının yapısal bütünlüğünü tehdit etmektedir.

Fotovoltaik panellerde hava sirkülasyonu önemlidir. Panel sıcaklığı arttıkça panelin iç direnci yükselmekte, ekstra ısı oluşmakta ve panel verimi düşmektedir. Bilindiği üzere herhangi bir elektrik devresinde yüksek direnç kısa devreye sebep olmakta, ani ısı artışları da yangını tetikleyen en önemli unsurdur. Standart bir çatı kaplamasında yangın yükü oluşturacak herhangi bir yapı elemanı kullanılmamakla birlikte çatı üstü monteli fotovoltaik paneller, çatı için yangın yükü olarak nitelendirilmektedir.

Buradaki en önemli husus, paneller güneş altında iken sürekli enerji üretmesidir. Standart bir elektrik devresinde giriş şalt elemanlarının kapatılmasıyla devredeki gerilim kesilebilmektedir. Ancak fotovoltaik panellerde devre geriliminin sıfıra indirilmesi çalışma prensibi gereği mümkün değildir.

Bu kapsamda inverter hattının bağlantısı kesilse bile hem panellerde hem de DC kablolarda gerilim olmaktadır. Santralin projelendirilmesi aşamasında bu tür durum senaryolarının çalışılması gerekmektedir. Özellikle itfaiye / acil servis vb. ilk yardım birimlerinin fotovoltaik paneller ve etkileri hususunda eğitimli olması gereklidir.

Sürekli enerji altındaki bir fotovoltaik sistemde yaşanan yangın hadisesinde müdahale yöntemi çok önemlidir. Fotovoltaik paneller toksik maddeler ihtiva etmekte olup, yangın esnasında atmosfere sirayet eden duman / zehirli gazlar can güvenliğini tehdit etmektedir.
 

roof solar panel fire ile ilgili görsel sonucu

 
İtfaiye müdahalesi esnasında mutlak suretle köpük ile söndürme ve soğutma yapılması gerekmektedir. Su ile yapılacak söndürme çalışmalarında; su tabakasının ekstra iletkenlik göstereceği ve yangını körükleyeceği bilinen bir durumdur. Bu durumda yangın, işletme geneline yayılmaktadır. Köpükle yapılacak söndürme çalışmalarında, panel yüzeyleri köpükle kaplanacağı için güneş ışığı ile olan temas engellenecek ve panellerdeki gerilim seviyesi düşecektir.

Çatı tipi güneş enerjisi santralinde örnek bir yangın hasarı gösterilmiştir. Santralin devreye alınmasına takiben ilgili bölgenin itfaiye birimlerine başvuruda bulunulmalı ve olası bir yangın hadisesine müdahale metotları belirlenmelidir.

Çatı tipi santraller için bir diğer risk unsuru ise elektrik kaçakları, ters akım ve topraklama direncidir. Her bir panelde iki adet kablo bağlantısı olmak üzere 1000 KW’ lık (1 MW) bir santralde ortalama 80.000 adet kablo bağlantı noktası bulunmaktadır. Herhangi bir düğüm noktasında oluşabilecek temassızlık vb. bir durumda panellerde üretilen DC akım konstrüksiyon üzerinden yapının her noktasına ulaşabilecektir. Bu durum, ark oluşumuna, yangına ve elektrik yaralanmalarına sebep olabilmektedir. Bu tür durumların önüne geçilebilmesi adına hem panellerin hem de konstrüksiyonun topraklama hattı ile ilişkilendirilmesi ve inverter dağıtım panolarında kaçak akım rölesi imalatlarının yapılması gerekmektedir.

Herhangi bir işletmenin çatı kısmında güneş enerjisi santrali imalatı yapılmadan önce planlanması gereken en önemli kriterlerden biri de işletmenin mevcut enerji altyapısıdır. Mevcut altyapının bakımsız ve yetersiz olması, santral kurulumu akabinde oluşacak ekstra yüklere karşı problem teşkil edecektir. Özellikle çatı kısımlarında yer alan aydınlatma / iklimlendirme sistemlerinin mevcut elektrik / data kablolarının olabildiğince tek hat üzerinden dağıtılması ve kablo tavaları içerisine alınması gerekmektedir. Bu kapsamda mevcut hatlara en uzak noktaya da fotovoltaik panel kablolarının imal edilmesi önemlidir.

Aşağıda tarafımızca incelenen çatı tipi güneş enerjisi santraline sahip bir fabrikanın yangın hadisesine ait görseller paylaşılmıştır. Yangın hadisesi, fabrika tavanındaki elektrik tesisatlarında oluşan kısa devre neticesinde gerçekleşmiştir. Yangının büyümesiyle de çatı kısmı alev alarak panellerde de hasar sebep olmuştur. Görüleceği üzere işletmedeki mevcut risk unsurları doğrudan güneş enerjisi santrallerini etkileyebilmektedir.
 

 
Çatı tipi ya da zemine monteli güneş enerjisi santrallerindeki bir diğer önemli risk faktörü ise inverterlerdir. Akşam / gece saatlerinde de atmosferde ışınım olduğu için paneller sürekli enerjili olup bu enerji de inverterler ile ilişkilidir. Bu saatlerdeki enerji miktarı, enterkonnekte sisteme (şebeke) aktarılacak miktarlarda olmadığı için inverterler az da olsa yüklü olarak bekleme konumundadır. Dolayısıyla inverterlerin bakımlı ve sürekli izlenebilir olması önem arz etmektedir. Tüm santrallerde otomasyon (scada) sistemleri bulunmaktadır. Bu sistemlerin sürekli olarak konusunda uzman işletmeciler tarafından izlenmesi ve sistemin verdiği uyarılara karşı aksiyon alınması gerekmektedir.
 

 
Örnek olarak gösterilen inverter kayıtlarında; pik üretimler veya sıfır üretim durumları görülebilmektedir. Bu ve benzeri durumlara otomasyon sistemi alarm vererek kullanıcıyı / operatörü bilgilendirmektedir. Kontrol eksikliği veya sistem uyarılarının dikkate alınmaması büyük bir risk faktörüdür. Tarafımızca incelenen bir hasar dosyasında; inverter özelindeki kusur sebebiyle oluşan kısa devre sonucu inverterde başlayan yangın, kısa süre içerisinde çatı tipi santraldeki panellere sirayet ederek santral ile birlikte monteli olduğu yapının tamamen yanmasına sebep olmuştur.
 

 
Yukarıda inverter kaynaklı meydana gelen yangın hadisesi ve santral ile birlikte tam zayi olan yapı, drone ve uydu fotoğrafları ile gösterilmiştir.

Herhangi bir konut veya işletmenin çatı kısmına güneş enerjisi santrali konumlandırılması, çatı izolasyonlarına da zarar verebilmektedir. Montaj faaliyetleri esnasında çatı kaplamaları deforme olması veya sabitleme için kaplamalarda açılan kısımların uygun şekilde izole edilmemesi sonucu yapı içerisine yağmur / kar suyu sirayet etmesi beklenen bir durumdur.

Çatı tipi güneş enerjisi santrallerinde dikkate alınması gereken diğer bir risk unsuru ise dolu riskidir. Dolu olasılığı şehir içinde bulunması sebebiyle çatı tipi santrallerde, arazi tipi santrallere göre oldukça yüksektir.
 

 

5. Sonuç ve değerlendirme

Çatı tipi güneş enerjisi santralleri için tarafımızca yapılan araştırmalar ve hasar tecrübelerimiz detaylı olarak açıklanmıştır. Çatı tipi GES ’ler için risk ve hasar yönetiminde önce çıkan konular şunlardır;

  • Mevcut bir yapının çatısına sonradan kurulması planlanan güneş enerjisi santralleri, konu uzmanları tarafından ele alınmalı ve fizibilite çalışması yapılarak mevcut riskler ve yeni donanımların oluşturacağı yapışık riskler tanımlanmalıdır.
  • Çatı Tipi GES’ lerde öne çıkan risk unsurları; yapısal riskler sebebiyle GES ’in kurulu olduğu binanın santral ile birlikte hasar görmesi ve GES’ te meydana gelecek olası bir yangının bina ile birlikte santralde etkili olmasıdır. Yapısal risklerin engellenmesi için kurulan GES ’in bina statik projelerine işlenmesi, olası bir yangının binaya sirayet etmesinin önlenmesi için bina çatısı yapı malzemesinin uygun özellikte seçilmesi gerekmektedir. Betonarme teras çatı en uygun durumu sunuyor iken bina çatı ve cephelerinde kullanılan petrol türevi izolasyon malzemelerine sahip sandviç paneller en riskli durumu oluşturmaktadır.
  • Çatı tipi güneş enerjisi santralinin elektrik tesisatlarının yapının mevcut tesisatlarından ayrılması gerekmektedir.
  • Santralde üretilen enerjinin ilişkili olduğu orta gerilim trafosunun mutlaka ayrı olması gerekmektedir. Santralin; yapının trafosu ile ilişkilendirilmesi, pik üretimlerde kapasite aşımı sorunlarına sebep olmaktadır.
  • Fotovoltaik paneller ile çatı kaplaması arasında, temiz hava sirkülasyonu için yeterli hava boşluğu bırakılmalıdır. Aksi halde paneller aşırı ısınarak hasar görebilir veya yangına sebep olabilir.
  • Otomasyon (scada) sisteminin anlık olarak kontrol edilmesi önerilmektedir. Otomasyon sistemleri, olası bir arıza ve tolerans dışı enerji değerlerinde alarm vermekte ve kullanıcılara bildirimde bulunmaktadır.
  • Santralin; günlük / haftalık / aylık ve yıllık periyodik kontrolleri önem arz etmektedir. Özellikle mevsim geçişlerinde etkili olan sıcaklık / yağış / nem vb. atmosferik etkilerin tesisatlar üzerindeki etkileri incelenmelidir.
  • Bu kapsamda riskin poliçeye transfer edilmesi sürecinde çatı tipi güneş enerjisi santrallerinin mekanik ve elektrik başlıkları altında standart güneş enerjisi santrallerinden daha detaylı olarak incelenmesi önerilmektedir. Yer tipi güneş enerjisi santralleri genellikle açık araziye kurulmakta ve olası bir hasar anında müdahale imkanı çatı tipine göre daha kolaydır. Çatı tipi santralde oluşabilecek her türlü hasar, kurulu olduğu konutta veya işletmede yapışık risk kavramını ortaya çıkarmaktadır.
  • Çatı tipi enerji santrallerinin sigortalanması aşamasında konu edileceği sigorta ürünü ayrı bir önem arz etmektedir. Santralin kurulum ve işleyişi ile hiç ilgili olmayan nedenlerle gelişen hasarlarda santral elemanlarında oluşan maddi zararın yanı sıra çatıya ait taşıyıcı elemanların da talebe konu edildiği görülmektedir. Bu türden birbiri ile bağlantılı maddi zarar kavramının açıklığa kavuşturulması bakımından çatı tipi güneş enerjisi santralleri için tek başına teminat sağlayan poliçelerde; olası bir hasar anında sadece teminat sağlanan sistem elemanlarının poliçeye konu edilebileceği özellikle vurgulanmalıdır. Veya çatı tipi GES teminatı verilirken bina yangın poliçesinin de bulunması şartı aranmalıdır. Ayrıca; çatı tipi GES kurulum sözleşmesinin tarafı var ise montajlanacak taraf ile müşterek sigortalanma yapılmadıkça rücu edilmeyeceği şartı aranmalıdır. !!!
  • Çatı tipi santraller için özel olarak tasarlanan teminatlar dışındaki sigorta ürünleri ile teminat sağlanan yapılarda; santralde oluşan hasar sonucu bina aksamlarının da hasar görmesi akabinde tüm zarar paket poliçeden talep edilmektedir. Poliçeye konusunu oluşturmayan, sigorta bedeli içerisinde yer almayan santral vb. sistem elemanlarının, bir hasar anında talebe konu edilemeyeceğinin ayrıca belirtilmesi faydalı olacaktır, bu durum sürecin daha kolay yönetilmesini sağlayacaktır.
  • Olası finansal kayıplarla ilgili taleplerde durma gün süresini doğrudan etkileyen en büyük problem yedek parça temin süresidir. Özellikle merkezi inverter kullanılan sahalarda olası bir hasarda tüm üretim durmaktadır. İnverter markalarının tamamı yurtdışı menşeilidir. Üretici firmaların stoklarında yedek parça bulunmamaktadır, hasar anında yurtdışından parça tedariki yapılmaktadır. Pandemi, resmi tatil gibi durumlarda parça temin süreleri uzayabilmektedir.
  • Sigortalı ile üretici arasında geçmiş dönemlerde yaşanan / yaşanabilecek olumsuz durumlar sebebiyle de onarım süreleri uzayabilmektedir. Ayrıca durma gün süresinin artmaması adına asgari düzeyde yedek parça hazır tutulmalıdır. (Örnek olarak toplam panel sayısının %1’ i kasar yedek panel veya sistem string inverter ise 1 adet yedek inverterin yedek olarak santralde muhafaza edilmesi)
  • Çatı tipi santrallerin fiziki inceleme imkanı, yer tipi santrallere göre daha kısıtlıdır. Çatı tipi paneller arasında servis boşluğu daha az olduğu için gözle fiziki muayene güçtür. Dolayısıyla olası dolu vb. hasarların tespiti için periyodik olarak drone kamera ile inceleme yapılması önerilmektedir.
  • Fiziki olarak belirgin hasar emaresi olmasa dahi fotovoltaik panellerin bünyevi arızalarının tespiti için periyodik olarak (yılda 2 kez) termal kamera ile ölçüm yapılmalıdır.
  • Atmosferik etkiler (kar yağışı / dolu vb.) veya konstrüksiyonda oluşabilecek yapısal deformasyonlar neticesinde fotovoltaik panellerde esneme / burkulma meydana gelebilmektedir. Bu durum da panel hücrelerinde mikro çatlak oluşmakta ve üretim kapasitesi düşmektedir. Mikro çatlakların yakın sebep analizi için elektrolüminans testi olumlu sonuçlar vermektedir.
  • Santralin elektriksel yükünün tespit edilmesi, gerekli iyileştirmeler veya alınması gereken önlemlerin belirlenmesi için önemli bir unsurdur. Scada sistemine ek olarak; günlük / haftalık / aylık periyodlarda pens tipi avometreler, toprak megeri veya solar ölçüm cihazları ile gerilim / akım / direnç vb. elektriksel parametreler ölçülmeli ve kayıt altına alınmalıdır. Olası bir hasar anında bu kayıtlar, hasar sebebinin tespit edilebilmesi için önem teşkil etmektedir.
  • Enerji sağlayıcıların hatları veya ekipmanlarından kaynaklanabilecek hasarlarda kök sebep tespiti için mutlak suretle orta gerilim enerji analizörleri ile izleme ve kayıt yapılmalıdır. Bu durum kök neden tespiti ve rücu analizinin en önemli adımıdır.
  • Güneş enerjisi santrallerinde kullanılacak fotovoltaik panel / inverter / trafo / orta gerilim hücreleri vb. ekipmanların seçiminde; temin edileceği üretici veya distribütör firmaların ürün sorumluluk poliçelerinin olmasına dikkate edilmelidir. Tespit edilen kök nedene göre rücu tespiti yapıldığında sigortalanan işi yapan firmaların zararı karşılayabilmesi için önem arz etmektedir.
  • Benzer şekilde imalatları gerçekleştirecek firmaların ise mesleki sorumluluk poliçeleri olmalıdır. Dolayısıyla projelendirme / ürün tedariki / imalat / işletme olmak üzere sürece dahil olan tüm firmalarda sorumluluk poliçeleri aranmalıdır.
  • Çatı tipi güneş enerjisi santralinin sahibi ile kurulacağı yapının sahibi arasında ileriye dönük olumsuz hukuki süreçler yaşanmaması adına taraflar arasında tüm hususların belirtildiği sözleşme yapılması önerilmektedir.
  • Türk Ticaret Kanunu’ nun beyan yükümlülüğüne ilişkin ilgili maddeleri (1435 ve 1446) gereğince sigortacıların yazılı olarak sigortalanacak sisteme ait tüm teknik hususlara ilişkin talepte bulunandan teyit almalıdır.
  • Çatı tipi güneş enerjisi santralleri için teminat verilmeden önce yukarıda belirtilen hususların asgari düzeyde dikkate alınması önerilmektedir.
  • Yeni uygulanmaya alınan çatı tipi güneş enerji santrali projeleri için itfaiye dahil hiç bir tarafın yeterli tecrübesi yoktur. Çatıya müdahale ve ulaşım; her zaman yükseklik bakımından zor olacağından itfaiyenin mevcut koşullarını esas alarak her hasar durumunda kötü senaryo işletilmelidir. Yapışık risk ve yapışık hasar konusunda en iyi örnek çatı tipi GES ‘ler olacaktır. Her zaman hasar kök sebebi; santralden diğerlerine doğru oluşacağından istisnalar hariç çatı tipi GES hasarlarında kök sebep ve rücu tespiti en önemli aşamadır. Hayati derece kritik olan bu konuda ön hazırlık ve sürdürülebilir bir strateji hazırlanmadıkça hasar ve sonuçları tüm taraflara en fazla zararı verecektir.
  • Amaç ve sonuçlarının örtüşebilmesi için optimizasyon önemlidir. Ülkemizde yapı standardı ve yasal gerekliliklere uyum konusunda ciddi sorunlar olduğunu bilerek hiçbir zaman mühendislik biliminden kopuk bir projenin doğru olmayacağını kabul etmeliyiz. Ayrıca ülke genelinde her coğrafyada farklı inşaat türleri etkindir. Stabil olmayan mevcut yapılar için her santralin butik imalat olacağını görüyoruz.
  • Büyük bir eksiklik olarak da; kendi alanında otorite olan itfaiye, EPDK, enerji sağlayıcılar veya ilgili bakanlıkların (Enerji – Sanayi) aynı konu için birlikte standartlar yaratamamaları en büyük risktir. Öncelikle otoritelerin arasında uyum olması beklenir. Maalesef yakın gelecekte de durum değişmeyeceğinden doğruymuş gibi, uygunmuş gibi, gerçekmiş gibi şeklinde imalat ve yapılanmalara gidildiğini göreceğiz.

Sigortacılıkta kök neden tespiti hasar yönetim sürecinin vazgeçilmez parçasıdır. Herhangi bir olayın hukuk ile ilişkilendirilmesi sadece kök nedenin en açık ve objektif haliyle ortaya koyulmasıyla mümkündür. Kök neden tespit edilmeden olayların bir hukuk kuralı ile ilişkilendirilmesi ve teminat yorumlarının yapılması; hasar yönetim sürecinde yoruma dayalı karşı tezlerin ortaya çıkmasına, dolayısıyla dosya süreçlerinin uzamasına ve ya doğru olmadığı bilinen suni sonuçların kabul edilmesine neden olur. Kök nedeni açıkça tespit edilemediği için veya tespit edilen kök neden uygun bir sigorta ve hukuk dili ile aktarılamadığı için davalar kaybedilmekte, Rücu olasılıkları değerlendirilememektedir. Karar alıcılar ise bu riski ön görebilmeyi isterler, ön göremiyorlar ise dava yoluna gidilmesinde her zaman çekimser kalırlar.

Çatı Tipi GES hasarlarında yapışık riskler, olayları kompleks hale getiren önemli faktörler olduğundan herhangi bir olayın kök nedeninin bilimsel analizler sonucu elde edilen verilere dayanarak uzmanlar ile birlikte yoruma yer vermeyecek şekilde otaya koyulması, süreç dahilinde tüm tarafları tatmin edecek bilimsel, değiştirilemez sonuçlara odaklanılması ile mümkündür. Bu sayede karar alıcılar için en büyük sorun olan belirsizlik ortadan kaldırılır.

Bu bülten ile mevcut işletme ve fabrikaların çatı kısımlarına imal edilebilecek güneş enerjisi santrallerinin risk ve hasar tespit çalışmaları paylaşılmıştır.

Kavramlar dizini:
 

 
Güneş enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürülebilmesi adına güneş enerjisi santrallerinde çok sayıda bileşen kullanılmaktadır. Bu bileşenler aşağıdaki görselde sırası ile gösterilmiştir.
 

  • Fotovoltak Hücre: Sistemin en küçük yapı taşı fotovoltaik hücredir. Fotovoltaik hücreye ulaşan güneş ışınları, hücre içerisindeki yarı iletken elemanları (emitter / base) uyararak elektron alışverişi sağlamaktadır. Serbest hale gelen elektronların taşıdığı yük / akım, potansiyel fark oluşturarak gerilimi dolayısıyla elektrik enerjisini oluşturmaktadır.
  •  

       

    • Fotovoltaik Panel / Modül: Tek bir hücrede üretilen gerilim / akım miktarına karşılık üretilen güç 4 watt seviyelerindedir. Bu kadar düşük güç değeri ile herhangi bir sisteme enerji verilemeyeceği için ortalama 40 – 60 adet hücrenin seri ve paralel bağlanması ile modül oluşturulmaktadır. Fotovoltaik panellerde üretilen akım, doğru akımdır – (DC).

    Doğru akım / DC; elektrik yüklerinin yüksek potansiyelden alçak potansiyele doğru sabit olarak akmasıdır. Alternatif akımda / AC ise; birim zamanda yönü ve şiddeti ihtiyaca göre değişebilmektedir. Enerjinin verimli bir şekilde iletilmesi alternatif akım ile mümkündür.
     

     

    • Hücre dizini: Fotovoltaik hücreler genel olarak; seri bağlı 20’ li gruplar şeklinde 3 gruba ayrılmakta ve bu üç grup ise birbirleri yine seri bağlanarak modül dizilimi elde edilmektedir. Modüllerin arka kısmında yer alan junction box içerisinde ise bu üç gruba ait birer adet blokaj diyodu bulunmaktadır. Diyotlar, elektrik akımını tek yönlü ileten devre elemanları olup hem inverterden panele gelebilecek akımı engellemekte hem de panel içi enerji dağılımının eşit olmasını sağlamaktadır.
    • Panel dizisi: Her bir modülde üretilen enerjinin verimli bir şekilde kullanılabilmesi adına ortalama 14 – 20 adet modül birbirleri ile seri bağlanmaktadır. Seri olarak ilişkili panellerde; her bir panelin gerilim değeri toplanır, toplam akım değeri ise bir panelin üretebileceği maksimum akım değeri olarak sabit kalır. Dolayısıyla her bir serideki panelde üretilen akım, serideki diğer tüm paneller üzerinden invertere aktarılmaktadır.

     

     

    • İnverter / evirici: Her bir diziden gelen 700-800 VDC açık devre gerilim değeri; inverter bünyesinde yer alan gerilim ve frekans düzenleyici komponentler ile 3 faz 380 – 460 VAC seviyesine evirilmektedir. Ortalama olarak bir invertere 120 – 180 arası FV Panel(6 – 8 dizi) bağlanabilmekte ve 30 – 40 KW enerji üretilebilmektedir. (Projeye göre 500 / 1000 KW ‘ lık merkezi inverterlerin de kullanıldığı santraller mevcuttur)

    İnverter üzerindeki dahili kullanıcı arayüzü üzerinden enerji parametreleri okunabilmekte ve kaydedilebilmektedir. Ayrıca santraldeki tüm inverterler birbirleri ile RS232/485 ve ethernet kabloları ile haberleşmektedir.

    • Dağıtım panosu: Her bir inverterde üretilen 3 faz AC enerji, genellikle inverterlere yakın kısımlarda konumlandırılan saha dağıtım panoları içerisinde kısa devre / aşırı akım koruması için termik mekanik şalterler ile ilişkilendirilmektedir. Ayrıca pano içerisinde kaçak akım için kaçak akım rölesi ve yıldırım koruması için de parafudrlar yer almaktadır. Bir panoya ortalama 4 – 6 adet inverter bağlanabilmekte ve toplanan enerji NH tipli sigortalardan sonra yeraltı kabloları ile trafo köşküne aktarılmaktadır.

     

     

    • Ölçüm panosu: Santraldeki tüm inverterlerden gelen enerji, trafo köşkü içerisindeki ana dağıtım panosuna aktarılmaktadır. Ana dağıtım panosu içerisinde; kesiciler ve enerji analizörü / elektrik saati yer almaktadır. 3 faz 380 – 460 VAC enerji miktarı bu panoda kayıt altına alınmakta ve bu enerji orta gerilim (OG) trafosuna aktarılmaktadır.

     

     

    • Trafo: Santralde üretilen enerjinin verimli bir şekilde iletim hattına aktarılabilmesi adına 3 faz 380 – 460 VAC alçak gerilim değeri, orta gerilim (OG) trafosu (transformatörü) ile 30 – 36 kV (36.000 V) değerine yükseltilmekte ve orta gerilim kesici hücreleri üzerinden iletim hattına aktarılmaktadır.
       

     
     
    Teknik terimler:

    VDCDoğru akım gerilim değeri
    VACAlternatif akım gerilim değeri
    AGAlçak gerilim (≈380 V)
    OGOrta gerilim (≈36 kV)
    Ters akımPanellerdeki diyotların hasarlanması sonucu inverterden panele doğru ilerleyen istenmeyen akımdır.
    Topraklama direnciHerhangi bir elektrik devresindeki elemanlar üzerindeki yükün, toprak hattına aktarılırken oluşan tepkidir.
    Ark oluşumuZıt kutuplar arasındaki potansiyel farkın ortama boşalması sonucu oluşan enerji patlamasıdır.
    Elektrolüminans testiKaranlık ortamda yüksek çözünürlüklü kameralar ile fotovoltaik paneller üzerinde gerçekleştirilen optik ölçümdür.

     
    Kaynakça:

    – Ekol Sigorta Ekspertiz Hiz. Ltd. Şti. Risk ve Hasar Arşivi

    Diğer Yazılarımız
    Çatı Tipi Güneş Enerjisi Santralleri Risk ve Hasar Uygulamaları Risk Bülteni
    Deprem Riskinin İncelenmesi, Sigorta Sektörü Açısından Değerlendirilmesi, Marmara Modellemesi ve Öneriler Risk Bülteni
    Taşkın Riskinin İncelenmesi, İnşaat All Risk Klozları’ na Göre Taşkın Riskinin Değerlendirilmesi Risk Bülteni
    Biyokütle Enerji Santralleri İşletmelerinin Sigortalanmasında Olası Riskler ve Risklerin Değerlendirmeleri Risk Bülteni
    Enerji Nakil Hatlarında Oluşan Buz ve Rüzgâr Yükünün İncelenmesi Risk Bülteni
    Karadeniz Bölgesi Enerji Santrallerinde Sel / Heyelan Hasarları Haberler
    Giresun Sel Felaketi Haberler
    Patlayıcı Tesislerinde Risk Yönetimi Üzerine Haberler
    Beyrut Çalışma Ekibimiz Hazır Haberler
    part1.CB9BF41B.60C46FCE@ekolekspertiz.com
    Yeni Nesil Termal Kamera Sistemleri Haberler
    Wise Eyes – Bilge Gözler Haberler
    Hiçbir Uçak Sigortasız Uçamaz Haberler
    Elazığ ve Malatya Depremleri Haberler
    Rüzgar Ölçüm Direklerinin Sigortalanmasında Olası Riskler ve Risklerin Değerlendirmeleri Risk Bülteni
    Türkiye’ de Uygulanan Tasarım Hesaplarının Küresel Isınma Ve Değişen İklim Koşullarına Göre Sigorta Tekniği Bakımından İncelenmesi Risk Bülteni
    EKOL ; İzmir ilinde deprem sonrası hasar tespit çalışmalarına başladı. Haberler
    “İzmir” Deprem Ayıpları Ortaya Çıkıyor Haberler
    Genel müdürümüz Sn. Mustafa Nazlıer, Sigorta Medya ‘nın düzenlediği Sigorta Ekranı programına konuk oldu. Programda, depremler hakkında bilgi paylaşımları yapıldı. Haberler
    Deprem Koasürans Uygulamaları ve Tazminat Hesaplamaları Risk Bülteni
    ELİT İPLİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ’ DEN EKOL EKSPERTİZ’ E TEŞEKKÜR YAZISI Duyurular
    KONYA ŞEKER SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ’ DEN EKOL EKSPERTİZ’ E TEŞEKKÜR YAZISI Duyurular
    Sektörde Endüstri 4.0: Bilge Gözler Duyurular
    Doğalgaz Çevrim Santralleri ve Gaz Türbinleri Risk Bülteni
    ENERJİ NAKİL HATLARINDA ETKİN RİSKLERİN İNCELENMESİ Risk Bülteni
    Prof. Dr. Osman SEVAİOĞLU anısına…. Risk Bülteni
    EKOL; ATB İş Merkezi yangın hasar tespit sürecini tamamlamak üzere yoğun çalışmalarını sürdürüyor. Haberler
    AZİZ HALI TEKSTİL PLASTİK GIDA SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.’ DEN TEŞEKKÜR YAZISI Duyurular
    ORMAN YANGINLARI Haberler
    Kastamonu Sel Hasarları Haberler
    BOZKURT; Sel değil, Afet hiç değil. Su yolunda akıyor. Haberler
    SİGORTA ZEKASI
    SİGORTA ZEKASI Risk Bülteni
    Kurumsal Riskler için ‘Sigorta Zekası’ ve yine yeniden deme zamanı! Duyurular